top of page
Ana Sayfa-Hoş Geldiniz-1.jpg

Çiniler Hakkında Kısaca Özetlenmiş Bilgiler
 

Çini, özel bir teknikle yapılan sırlı ve renkli desenlerle süslenmiş seramikleri ifade eder ve Türk-İslam sanatının en önemli dallarından biridir. Türk çini sanatı, dönemlerinin kültürünü, estetik anlayışını ve yaşam biçimini yansıtan köklü bir geleneğe sahiptir. Tarih boyunca teknik ve bezeme açısından değişim göstermiş; özellikle mimaride estetik amaçla kullanılmıştır. Uygurlarla başlayan çini geleneği, Karahanlılar ve Büyük Selçuklular döneminde gelişmiş, 13. yüzyılda Anadolu’da yaygınlaşmıştır (Turan, 2018).


Selçuklularla Anadolu’ya taşınan çini sanatı, zamanla yerli bir karakter kazanmış ve Osmanlı döneminde en parlak dönemine ulaşmıştır. İslam sanatında insan figürlerinin sınırlı kullanımı nedeniyle çinide bitkisel ve geometrik süsleme öne çıkmış; Osmanlı sanatında ise stilize edilmiş çiçek motifleri 16. yüzyıldan itibaren belirleyici olmuştur. Saray nakışhanesinin hazırladığı desenler bu dönemin üslubunu yönlendirmiş, nakkaşların doğayı iyi gözlemleyen sanatçılar olduğu anlaşılmaktadır (Koç, 2019).


Osmanlı çini sanatında İznik ve Kütahya önemli merkezlerdir. Kütahya başlangıçta İznik’i destekleyen bir merkez görünümünde olsa da İznik’te üretim durduktan sonra kendi üslubunu geliştirmiştir. 16. yüzyılın ikinci yarısı çiniciliğin altın çağıdır. Bu dönemde çok renkli örnekler, mavi-beyaz çiniler ve simgesel kabarık mercan kırmızısı öne çıkmış; cami kandilleri, tabaklar, sürahiler gibi çok çeşitli formlar üretilmiştir (Kacar, 2023).

26e56ed9-9a58-456f-a901-1a28cae219c9.png

Lale motifi kullanılan 16. yüzyıl klasik Osmanlı İznik üslubu ile yapılan bir çini örneği

bottom of page